Revizyon burun ameliyatı ile ilgili söylenmesi gereken ilk söz: tanımlama olarak topluma yanlış yerleştirilmiş bir kavram olduğudur. Revizyon burun ameliyatı aslen, estetik ya da fonksiyonel amaçlı bir burun ameliyatı geçiren hastada genellikle lokan anestezi altında yapılan ya da anestezi gerektirmeyen küçük düzeltmeleri ifade eder. Buna karşın, geçirilen ilk burun ameliyatından sonra nefes alma sorunu devam eden ya da burnunda belirgin şekilsel deformitesi bulunan hastalara, bu sorunların düzeltilmesi  için genel anestezi altında yapılan ameliyatlara ‘sekonder rinoplasti’ (ikincil burun ameliyatı) adı verilir.

Başarısız Burun Ameliyatlarının Nedenleri Nelerdir?:

Estetik ve fonksiyonel amaçlı yapılan tüm burun ameliyatlarında, hastaların % 2-4 arasında ikincil ameliyatların yapılması gerekir. Bu oran, standart şartlar sağlandığında bile karşılaşılan ve olağan kabul edilen bir değerdir. Bununla birlikte; farklı değişkenlere bağlı olarak bu oranın %10-15 sınırlarına kadar yükselebildiğini görmekteyiz.

  • İkincil burun ameliyatı oranını arttıran en önemli faktör yanlış endikasyon konulmasıdır. Burun ameliyatı basit bir süreç olmayıp, her hastaya yapılamaz. Bu nedenle; sağlık durumu, alışkanlıkları, fiziksel yapısı (cilt ve kıkırdak yapısı) ve ameliyattan beklentileri itibariyle burun ameliyatına uygun olmayan hastalara bu ameliyatın yapılması başarısız sonucun en önemli nedenidir.
  • İkinci faktör yeterli cerrahi deneyim ve beceriye sahip olmayan hekimler tarafından bu ameliyatın yapılmasıdır. Estetik ve fonksiyonel amaçlı burun ameliyatına toplumsal talebin yoğun olması, farklı branşlardan hekimleri bu ameliyatları yapmaya yöneltmektedir.
  • Üçüncü faktör Hasta-hekim iletişiminin yetersizliğidir. Özellikle estetik işlemler konusunda hastanın gerçekçi olmayan beklentilerinin bulunması, hekimin ise hastaya gerçek dışı sonuçlar vadetmesi önemli bir sorundur. Ayrıca hastanın istediği değişimin hekim tarafından yeterince irdelenmemesi, hasta ve hekimin buruna yapılacak işlemler açısından tam bir uzlaşmaya varmadan ameliyatın yapılması başarısız sonuçlara neden olacaktır.
  • Burada belirtilmesi gereken diğer bir faktör, insanlara gereksiz yere septoplasti ameliyatı (burunda kemik varlığı) yapılmasıdır. Yolda yürürken gördüğünüz her 10 kişiden en az 6-7 sinde septum bir tarafa doğru deviyedir (yamuktur). Dolayısıyla burundan nefes alırken belirgin bir zorluk çekmeyen insanların, ‘doktor kemik var dedi’ ya da ‘doktor ameliyat olması lazım dedi’ gibi nedenlerle  ameliyat olmaması gerekmektedir. Çünkü septum, burnun şeklini korumasını sağlayan ve ağırlığını taşıyan ana taşıyıcı kolon gibi görev yapar. Gereksiz yere septuma yapılan müdahaleler zaman içerisinde burunda çökme ve yamukluklara neden olmaktadır.

İkincil Burun Ameliyatları Nasıl Yapılır?

Revizyon ya da ikincil burun ameliyatlarında hastanın ayrıntılı muayenesi ve sorunun tam olarak ortaya konması önemlidir. Eğer ulaşılabiliyor ise; ilk ameliyatta buruna yapılan işlemlerin neler olduğunun saptanması açısından, ameliyat notları ve epikrizler mutlaka incelenmelidir. Bu tür düzeltme ameliyatları, değişimin halen devam ediyor olmasından dolayı; ilk ameliyattan en az 6 ay sonra yapılmalıdır.

İlk ameliyat sonrası burunda meydana gelen aks sapmaları (yamulma), kıkırdak asimetrileri, kemik çıkıntıları ikincil ameliyatlar ile düzeltilebilir. İkincil ya da revizyon ameliyatlarında dokuların diseksiyonu ve manüplasyonu çok daha zor olduğundan deneyimli ellerde yapılması gerekliliği unutulmamalıdır. Elbette ki revizyon ameliyatlarından sonra ödemlerin daha uzun süreceği ve dolayısıyla iyileşme sürecinin uzayacağı unutulmamalıdır.

İkincil burun ameliyatlarının yapılmasını gerektiren neden, çoğu zaman ilk ameliyatta kıkırdak dokulara yapılan gereksiz ya da fazla rezeksiyon (doku çıkarma) dur. Bu nedenle mevcut sorunun düzeltilebilmesi için bu eksik dokuların yerine konarak burun çatısının tekrar oluşturulması gerekir. Gerekli olan kıkırdak doku tercihen burun içerisinden (en önemli kaynak septum) bulunarak kullanılır. Eğer burun içinde yeterli kıkırdak doku bulunamıyorsa; yeniden yapılandırılacak kısımda lazım olacak kıkırdak özelliğine göre kulak kepçesi ya da kaburga kıkırdağından parça alınması gerekebilir. Burun kanatları ve burunsırtındaki sorunların çözümü için çoğu zaman kulak kepçesinden alınan kıkırdak yeterli olur. Ancak burun ucu desteğinin yitirildiği ya da burun çatısının tamamen bozulduğu durumlarda kaburgadan elde edilecek kıkırdak tek seçenektir. Aynı amaçla kemik, kas zarı ya da tendon kulanımı da denenmiş olup, çok rağbet gören uygulamalar olmamıştır. Vücudundan Kıkırdak doku alınmasını özellikle istemeyen hastalar için kadavradan elde edilen kıkırdaklar ya da sentetik implantlar kullanılabilir. Ancak en sağlıklı seçeneğin kişinin kendisinden alınan doku olacağı unutulmamalıdır.

İlk ameliyatta septumu örten mukozaların özensiz ayrıştırılması neticesinde, iyileşme sürecinde septumda bir delik oluşabilir. Bu durumda kişi nefes alıp verirken bir ıslık sesi ortaya çıkar. Kanallar arası hava geçişi olduğundan solunum dinamiği bozulur. 0.5 cm çapına kadar defekler çoğu zaman onarılabilirken daha büyük defeklerin onarımı ne yazık ki oldukça zordur.

Revizyon ya da İkincil Burun Ameliyatlarında İyileşme

İkincil burun ameliyatlarında burundaki dokuların daha önce açılmış ve işlem görmüş olması iyileşme sürecini bariz olarak etkileyecektir. Bu nedenle bu süreci daha da zorlaştıracak her türlü faktörden uzak durmak son derece önemlidir. Bu süreçte sigara asla kullanılmamalıdır. Fiziksel baskı oluşturacak aksesuarlar (gözlük vb) kullanılmamalıdır. Ameliyatı gerçekleştiren hekimin tavsiyelerine birebir uyulmalı ve uzun dönem (en az 1 yıl) hekim tarafından gerekli kontrollerin yapılmasına özen gösterilmelidir.

 

http://www.drtamersakrak.com/revizyon-burun-ameliyati.html

 

29 Okunma 25 Oca 2017

Yorumlar


Sen de Yorumla!

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.